BETAM: Depremlerin maliyeti 105 milyar dolara çıkabilir

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) ortak araştırmacısı Prof. Dr. Kamil Yılmaz tarafından hazırlanan “6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremlerinin Ekonomik Etkisi” başlıklı araştırma notu yayımladı.

Depremlerin etkilerinin ayrıntılı olarak ele alındağı raporda, yapı hasar durumları, vergi, işgücü ve turizm kaybı, yeniden inşa maliyeti ayrıntılı olarak incelendi.

Raporda, yapıların hasar durumlarına göre yeniden yapım, güçlendirme ve tamirat maliyetlerine ek olarak altyapı sermaye stokunun yeniden yapımı ve tamiratı ve enkaz altında kalan eşya ve taşıt kaybı maliyetlerini hesaba katarak depremin yapı ve sermaye stoku üzerindeki etkisinin 66 ila 86 milyar dolar arasında olduğu tahmin edildi.

Diğer taraftan bölgede yaşanan üretim kaybı, ulusal turizm sektöründeki olası gelir kaybı ve enkaz kaldırma ile ilgili faaliyetlerin ulusal gelir üzerindeki akım etkisini de eklendiğinde, depremlerin toplam maliyetinin 77 ila 105 milyar dolar aralığında gerçekleşeceği sonucuna ulaşıldı.

Raporda, GSYH’ye oran olarak yüzde 8,6 ila 11,6 arasında olacağı tahmin edilen ekonomik faturanın yüzde 80’ene yakın bölümünün devlet tarafından karşılanması öngörüsüne yer verildi.

Büyüme hızını artıracak

Yeniden inşa için yapılacak ek yatırım harcamalarının büyüme etkisinden depremin GSYH üzerindeki negatif akım etkisi çıkarıldığında 2023 yılı büyüme hızının yüzde 2,4 ila 2,6 puan arasında artacağı tahmin yapılan raporda, depremin büyüme üzerindeki etkisinin tahmin ettiğimiz seviyelerde çıkabilmesinin gerekli koşulu yapılacak ek kamu harcamalarının ekonomiyi herhangi bir darboğaza sürüklemeden finanse edilebilmesine işaret edildi.

“Eylül 2021’den bu yana uygulanan ve ülke ekonomisini daha kırılgan hale getiren para ve maliye politikası GSYH’nin yüzde 6’sına kadar çıkacak yıllık borçlanma gereksiniminin finanse edilmesini kesinlikle zorlaştıracaktır” görüşü yer alan raporda, rasyonel ekonomi politikaları uygulayacağını ilan eden muhalefetin iktidara gelmesi durumunda ise ilave dış borçlanmanın daha düşük maliyet ve vadelerde sağlanması, böylece yeniden inşa sürecinin herhangi bir ekonomik kriz ya da darboğaz yaşanmadan tamamlanmasının mümkün görünmediğini belirtildi.

Konutlar için harcanması gereken miktar 9 milyar dolar

Raporda, Şubat 2024’e kadar bir yıl içinde 85 bin köy eviyle, 17.500 ahır ve 32.500 diğer hane bölümüyle birlikte 360.313 afet konutunun, Şubat 2024’ten Şubat 2025’e kadar da geri kalan 240.208 apartman bağımsız bölümünün yapılacağı öngörüldü. Gelecek yıla kadar birim inşaat maliyetlerinin alt ve üst sınırının yüzde 40 artacağı, döviz kurunun da bu 2023 içindeki ortalama 21-22 TL/dolardan yüzde 30 artarak 27,3-28.6’ya çıkacağı varsayıldı.

Konutlar için harcanması gereken kaynak 6 ila 8,3 milyar dolar arasında değiştiği altyapı sermaye stoku üzerindeki etkinin ise 7,5 ila 9,0 milyar dolar arasında gerçekleşeceği tahmin edildi.

Eşya ve araç kayıpları 1,5 milyar dolar

Her yıkılan evde 80 ila 120 bin lira arasında, acil yıkılacak evlerde ise çok hasarlı evlerde ise 40 ila 60 bin lira arasında olmak üzere yıkılan ve çok hasarlı evlerdeki eşya kaybının değeri 480 ila 730 milyon dolar arasında bir toplama ulaştığı belirtildi.

Enkaz altında kalmış olan taşıtların toplam hasarı 514 ila 719 milyon dolar arasında bir rakam olarak öngörüldü.

Yıkılan konut binalarının enkazı altında kalan eşya ve araç kaybının en az 1,0 en çok da 1,44 milyar dolara eşit olacağı hesaplandı.

Üretim kaybı en az 7,6 en fazla 12,6 milyar dolar

Deprem sonucunda DB-7 bölgesinde üretimin en az 1,5 ay, en çok da 2,5 ay duracağı düşünüdü. DB-7 bölgesinin milli gelirden aldığı payın yüzde 5,7 olduğunu ve bölgenin görece az hasar almış diğer illerin hasar gören ilçeleri için milli gelir oranını yüzde 1 varsayıldığında ve 2022 GSYH’sinin de 905 milyar dolar olduğu dikkate alındığında bölgede üretim tesislerinin hasar görmesi nedeniyle karşılaşılacak ulusal gelir kaybı en az 7,6 en çok da 12,6 milyar dolar tahmin edildi.

Bu noktada, bölgeden ülkenin farklı bölgelerine doğru yaşanan önemli bir göç olduğuna dikkat çekildi. Raporda, “17 Şubat’ta medyada bölgeye kayıtlı 2,5 milyon mobil telefonun bölge dışından sinyaller verdiğine dair haberler yayınlanmaktaydı. Bu verilerden yola çıkarak 4 ya da 5 milyon kişinin bölgeyi terk ettiği sonucuna varılıyor (Birgün, 21.02.2023). Bu göçün kalıcı olması halinde bölgedeki üretimin yavaşlaması kaçınılmaz olacaktır. Bu durumda, üretimin yalnızca 1,5 ila 2,5 ay durabileceği şeklindeki varsayımımız çok iyimser kalacak; bölgedeki gelir kaybı, elde ettiğimiz 12,6 milyar dolarlık üst sınırın üzerinde gerçekleşebilecektir” ifadeledi yer aldı.

Turizm gelirleri 2,3 ile 4,6 milyar dolar düşecek

Raporda, şimdilik depremin turizm gelirlerini yüzde ila yüzde 10 arasında düşürebileceği varsayamı yapıldı. Geçen yıl, turizm gelirlerinin 46 milyar dolar olduğunu dikkate alınarak depremin 2023’te turizm gelirlerinde 2,3 ila 4,6 milyar dolar arasında bir düşüş yaratması tahmini yapıldı.

Depremin dolaylı etkisi olarak acil kurtarma, enkaz kaldırma, çadır ve konteyner kentler kurma gibi birçok ek faaliyetin masraflarının, bağışlar tarafından karşılananlar dışındaki bölümünün de en az 1,5 en çok da 2,0 milyar dolar olacağı öngörüldü.

Kayıp, GSYH’nin yüzde 8,6 ile yüzde 11,6 arasında olabilir

Bütün bu kalemleri alt alta koyup topladığımızda Türkiye ekonomisinin Kahramanmaraş depremlerinin yıkıcı etkisi sonucunda karşı karşıya kaldığı kaybın 77,4 ile 104,8 milyar dolar (ulusal GSYH’nin yüzde 8,6 ile yüzde 11,6’sı arasında (ortalama 91 milyar dolar, GSYH’ye oranı yüzde 10,1) gerçekleşeceği tahmin edildi.

Bölgedeki yeniden inşaat, güçlendirme, tamirat, altyapı ve üretken sermaye yatırımlarında kullanılacak doğrudan malzeme ve ara malı ithalatının, toplam inşaat harcamalarının yüzde 20’si oranında, 12,4 ile 15,9 milyar dolar arasında olacağı belirtildi.

Harcamalara devlet tarafından depremzedelere yapılacak gelir yardımı ve devletin bölgede yaşayacağı gelir vergisi kaybını eklediğimiz zaman depremin faturasının devlet tarafından karşılanacak kısmının 63,5-82,3 milyar dolar (ulusal GSYH’nin yüzde 7,0’si ile yüzde 9,1’i) arasında olacağı öngörüldü.

Üretim kaybı, harcama ve yatırımlar iki yıla yayılacak

Az hasarlı binalardaki tamirat maliyetlerinin tamamının ve yıkılan, acil yıkılacak, ağır ya da orta hasarlı olan üstyapı ve altyapı inşaatının yüzde 60’ının 2023’te geriye kalan bölümünün de 2024’te tamamlanacağı varsayıldığında toplam yeniden yapım, güçlendirme ve tamirat faaliyetleri için harcanacak (ithal girdi ve makine teçhizatın değerini çıkardıktan sonra) maksimum 85,5 milyar doların 50 milyar dolarlık kısmının 2023’te, 35,6 milyar dolarlık kısmının da 2024’te ekonomik aktiviteye katkı yapmasının bekleneceği dile getirildi.

Raporda “İlk çeyrekte depremin etkisiyle büyüme hızı 2,5 ila 4,2 yüzde puan arasında düşerken, ikinci çeyrekte depremin üretim üzerindeki olumsuz etkisinin bir bölümünün yansıması ve harcamaların devreye girmesiyle birlikte deprem, büyüme hızına net 1,7 yüzde puan ek katkı yapabilir. Harcamaların tam olarak devreye girmesiyle 3. ve 4. çeyrekte büyüme hızına maksimum 3,7 ila 5 yüzde puan arasında pozitif bir etkisi olması beklenebilir” görüşü ortaya konuldu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir